YAVUZ  SULTAN  SELİM  (I. SELİM)  HAN  VE  TÜRBESİ 

Türbe,Türbeler,istanbul Türbeleri,Türbe Resimleri

Türbe,Türbeler,istanbul Türbeleri,Türbe Resimleri

Türbe, Fatih, Yavuzselim’de, Yavuz Sultan Selim Camii avlusu, 1913. ada, 119. parselde yer almaktadır.

Yavuz Sultan Selim (I. Selim),  dokuzuncu Osmanlı Padişahıdır. Sultan II. Bayezid’in[1], Gülbahar Hatun’dan 10 Ekim 1470 tarihinde doğan oğludur. Kuvvetli bir ilim tahsili yaptı. Küçük yaştan itibaren devlet işleri ile ilgilendi. Babası, Sultan II. Bayezid hayatta iken, kardeşleri Şehzade Korkud ve Şehzade Ahmed ile mücadele etti. Sultan II. Bayezid, oğlu I. Selim’ın ısrarlarına dayanamayarak, oğlu lehine padişahlıktan feragat etmiştir. Böylelikle, I. Selim 1512 yılında Osmanlı tahtına geçti. Babası, Sultan II. Bayezid’in ılımlı politikasına karşı, Yavuz Sultan Selim atak bir tutum sergilemiştir. İlk iş olarak o zaman iç huzursuzluğa neden olan ve Osmanlı Saltanatı için tehlikeli olan İran-Safevî devleti ile mücadele etti. 1514 yılında İran’a yaptığı seferde Çaldıran Zaferi kazanıldı. 1515 yılında Dulkadir Beyliği, Osmanlı topraklarına katıldı. 1516 yılında Mısır Seferi’ne çıktı. Tarihte hiçbir hükümdarın göze alamadığı bir işi yaptı ve Sina Çölü’nü onüç günde geçti. (Birinci Dünya Savaşı’nda, yeni tekniğin verdiği imkânlarla bu çöl onbir günde geçilebilmiştir.) Mısır’daki Memlük Sultanı Kansu Gavri’yi yenerek Merc-i Dâbık Savaşı’nı kazandı. 1517 yılında ise Ridaniye Zaferi’ni kazanarak Kahire’ye girdi. Bundan sonra, İslâm Dinî’nin kutsal emanetleri olan ve bugün Topkapı Sarayı Hırka-ı Saadet Dairesi’nde korunan, Hz. Peygamber Efendimiz’e (S.A.V.) ait eşyaları ve Halifelik ünvanını Osmanlı ülkesine kazandırdı. Yavuz Sultan Selim, Ayasofya Camii’nde yapılan törenle, son Abbasi halifesi olan III. Mütevekkil’den “Halife” ünvanını alarak dünya müslümanlarının dini ve siyasi lideri oldu. Tahtı devraldığında 2.375.000 km² olan Osmanlı topraklarını 6.557.000 km²’ye çıkarmıştır. Bu büyük başarıyı sekiz sene gibi az bir zamana sığdırmıştır. Yavuz Sultan Selim, son seferine çıkarken yolda Edirne’de rahatsızlanmış ve elli yaşındayken, “Şir Pençe” denilen bir hastalık sonucu 22 Eylül 1520 tarihinde vefat etti. Hayatının son dakikalarında Yasin-î Şerif okuyordu. 1512-1520 tarihleri arasından sekiz sene saltanat sürmüştür. Yavuz Sultan Selim, Fatih Camii’nde cenaze namazını kıldıktan sonra, bugünkü türbenin bulunduğu alana gömülmüştür. Yerine, oğlu Kanûnî Sultan Süleyman[2] tahta geçmiştir.

 

Yavuz Sultan Selim, birçok ülkeler fethederek Osmanlı Devleti’ni bir dünya imparatorluğu haline getirmiştir. Cesaretli, iradeli, geniş görüşlü ve sanatkâr ruhlu idi. Edebiyatla uğraşmış ve Farsça şiirler yazmıştır. Mütevazı hükümdar her öğün yemekte tek çeşit yemek yerdi ve ağaçtan tabaklar kulanırdı. Ömrü büyük binalar yaptırmaya yetmedi. Şam’da bir cami, Konya’da Mevlâna Dergahı’na su tesisi yaptırmıştır.

 

Yavuz Sultan Selim’in erkek çocuğu; Kanûnî Sultan Süleyman, kız çocukları; Hatice Sultan, Fatma Sultan, Hafsa Sultan, Şah Sultan

 

Yavuz Sultan Selim’in Mısır’dan getirttiği, bugün Topkapı Sarayı’nın, Hırka-i Saadet Dairesi’nde bulunan Mukaddes Emanetler;

1- Hazreti Peygamberimizin hırkaları. (Arapların meşhur şairlerinden olan Kaâb bin Zübeyr, Peygamberimize bir şiir yazarak takdim etmiş. Şiiri çok beğenen Peygamberimiz sırtındaki hırkayı çıkararak, Kaâb’a giydirmiş. Kaâb’ın ölümünden sonra hırkai saadeti Muaviye satın almış ve bu suretle Arap halifelerinin eline geçen emanet, Mısır’ın fethiyle Osmanlılara geçmiştir.)

 

2- Sancak-ı Şerif.

 

3- Kâbenin anahtarları.

 

4- Hazreti Peygamberimizin ayaklarının izini taşıyan taş.

 

5- İki adet Nalın-ı Saadet (Bir tanesi Sultan Abdülaziz devrinde getirilmiştir.)

 

6- Hazreti Peygamberimizin seccadeleri.

 

7- Hazreti Ebu Bekir’in seccadesi.

 

8- Hazreti Peygamberimizin kılıcı.

 

9- Hazreti Peygamberimizin ok ve yayları.

 

10- İki adet Asâyı Şerif (Bir tanesi Şuayb Peygamberindir.)

 

11- Hazreti Nuh Peygamberin tenceresi.

 

12- Hazreti İbrahim’in tenceresi.

 

13- Hazreti Davud Peygamberin kılıcı.

 

14- Hazreti Yusuf Peygamberin gömleği.

 

15- Hazreti Hüseyin’in gömleği.

 

16- Hazreti Fatime’nin gömleği.

 

17- Dört halifenin sancakları, imameleri, tesbihleri ve dört adet kılıçları.

 

18- Altı adet kılıç kabzası.

 

19- Hazreti İmam’ın (Cafer Tayyar’ın) kılıcı.

 

20- Hazreti Halid bin Zeyd’in (Eyyûb Sultan’ın) kılıcı.

 

21- Hazreti Ebu Talha’nın kılıcı

 

22- İmameyn Hazretleri’nin livaları.

 

23- Hazreti Veysel Karani’nin tacı.

 

24- Hazreti Osman kendi yazdığı Kelâmı Kadim.

 

25- Hazreti Ali’nin kendi yazdığı Kelâmı Kadim.

 

26- Altın oluk.

 

27- Beytullah’ın tövbe kapısı.

 

28- Makamı İbrahim’in gümüş kapısı.

 

29- Bir parça balçık (Mekke-i Mükerreme’den getirilmiştir.)

 

30- Gasli Nebevî suyu.

 

31- Hazreti Peygamberimizin Sakal-ı Şerifleri.

 

32- Mekke’de bulunan hacerül esvedin gümüş ve altın çerçeveleri, Kâbe örtüleri gibi muhtelif zamanlarda veya her yıl saraya getirilen bazı eşyalar.

 

 

Türbe Kanûnî Sultan Süleyman tarafından 1520 yılında Mimar Acem Ali’ye, Yavuz Sultan Selim Han’ın mezarın üstüne inşa ettirmiştir. Yavuz Sultan Selim Camii ise, yine Kanunî Sultan Süleyman tarafından 1522 yılında yaptırılmıştır.

Yavuz Sultan Selim Türbesi, sekizgen planlı, tamamen kesme taştan inşa edilmiş olup, Klasik Osmanlı üslûbundadır. Mekânı dıştan yivli bir kubbe örter. Türbenin dışında, ön kısmında dört yuvarlak sütuna dayanan kemerler üzerinde düz saçaklı, üç gözlü revak yer alır. Revak sütunlarından baştakiler yeşil, ortadakiler pembedir. Türbeye, dışarıya karşı portalin bulunduğu cephe hariç, diğer cephelerde iki katlı pencereler açılmıştır. Dışta bulunan  pencerelerden üst kattakiler, sivri kemerli ve alçı şebekelidir. Kırmızı renkli taşlarla belirtilmiş çerçeveler içine alınmışlardır. Alt pencereler, dikdörtgen biçimli olup, mermer söveleri ve boş sivri kemerli alınlıkları vardır. Etrafları bir sıra beyaz, bir sıra renkli mermerle kaplanmıştır. Türbe içinde, üst pencerelerin yuvarlak kemerli alınlıkları vardır. Alt pencereler dikdörtgen biçimli olup kapaklıdır. Türbe süsleme bakımından çok zengindir. Türbe içinde, pencere bordürlerinde, yuvarlak payelerinde, kubbe kasnağında Geç Devir kalem işleri vardır. Kubbenin merkezini, gene kalem işi, etrafları küçük madalyonlarla çevrilmiş içi ayet yazılı büyük bir madalyon süsler. Pandantiflerde bulunan dairevî madalyonlarda; “Lafza-i Celâl”, “Hz. Peygamber”, “Cihar yar-ı güzin” ve Hz. Muhammed’in (S.A.V.) torunlarının (Hasan ve Hüseyin) isimleri yazılıdır. Kubbenin tam ortasından girif şeklinde yazılmış “Ra’d Sûresi”nin üçüncü ayeti yazılmıştır.

 

Yavuz Sultan Selim Türbesi’nin revağının sağında ve solunda birer çini pano yer alır. 16. yy.’ın ilk yarısına ait, renkli sır tekniğinde yapılmış panolar; mavi zemine, sarı ve beyaz renkli, rumî ve geometrik kompozisyonlu olup, görülmeye değerdir. Çini panonun üstünde, iki satır halinde, lacivert zemin üzerine beyaz renkşi iki satırlık kitabe yer alır. Kitabede, bu türbeyi Yavuz Sultan Selim’in oğlu Kanunî Sultan Süleyman’ın yaptırdığı yazmaktadır. Kitabede tam olarak şunlar yazmaktadır;

 

“Emera biinşâi hazihi’t – türbetiş – şerifeti es – Sultan el-a’zem ve’l-ekrem seyyidü’s selatîn el-arab ve’l-aceme malike’l-berreyn ve’l-bahreyn”

“Hamiye’l-haremeyni’ş-şerifeyni es-Sultan bin es-Sultan Sultan Süleyman Han bin Selim Han bin Bayezid Han hallede Allahu mülkehü ve Sultanehü”   ibaresi işlenmiştir.

 

Bu kitabenin Türkçesi ise şöyledir;

 

“Bu mübarek türbenin yapılmasını büyük Sultan, Arap ve Acem Sultanlarının Efendisi, karaların  ve denizlerin sahibi, her iki harem-i şerifin hamisi Sultan Süleyman Han bin Selim Han bin Bayezid Han emretti. Allah O’nun mülkünü ve saltanatını daim kılsın.”

 

Bu kitabenin altında ise, tek satır halinde şu yazı yer almaktadır;

 

“Ve temme zalike’l-imareti’l-mübareketi fi ğurrei şehri muharremü’l-haram fi’âmi tis’ate işrîn ve tis’amie” ibaresi işlenmiştir.

 

 

Türkçesi;

 

“Bu mübarek imaret Muharrem ayının başında 929 senesinde tamamlandı.”

 

Diğer panoda ise, üstte “Yusuf Sûresi”nin yüzbirinci ayeti, altta ise “Şuarâ Sûresi”nin seksenyedi, seksensekiz, seksendokuzuncu ayetleri yazılıdır. Bu türbe ayrıca ağaç işleri ile de zengindir. Giriş kapısının kanatları kündekâri tekniği ile hazırlanmıştır. Üst panoya kufî yazı ile ve sedef kakma olarak panoyu dışta dolanan Esma-i Hüsna’dan “Yâ Hannan”, “Yâ Mennan” yazılmıştır. Kapı kanatlarının, birinin üstünde;  “Yeryüzünde herkes fanidir” ve diğerinin üstüne; “Külli nefs-in zaikat’ül-Mevt” (Her canlı ölümü tadacaktır) ayetleri nesih yazı ile oyulmuştur. Alt panolar, geometrik yıldız bölmeli ve sedef kakmalıdır. Ayrıca türbenin alt pencerelerinin kanatları yine kündekâri tarzında hazırlanmış ağaç işçiliğinin nefis örnekleri arasında yer almaktadır. Ayrıca türbede; Mekke’deki Kâbe-i Şerif maketi, Muhyiddin-i Arabî’nin söylediği, kerametle ilgili sözün olduğu taş ve Hacı Kamil Akdık tarafından talikle yazılmış ve “Sultan Abdülhamid’in, Yavuz Sultan Selim’in kabrini ziyareti” adlı şiirin yazılmış olduğu levha bulunmaktadır. Türbenin devrine ait kandilleri ve askıları kaldırılmış, yerine II. Meşrutiyet yıllarında muhteşem bir avize konulmuştur. Yavuz Sultan Selim’in sandukası sedef kakmalı, ahşap  şebeke ile çevrilmiştir. Sandukanın üzerinde kadife üzerine sırma ile işlenmiş ve “Kelime-i Tevhid” yazılı 19. yy.’a ait sanduka örtüsü bulunur. Sanduka üzerinde, kavuğa yakın bir yerde Mısır Seferi’nden dönüşünde Şeyhülislam İbn-i Kemal’in atının ayağından sıçrayan çamur ile çamurlanan ve Yavuz Sultan Selim’in vasiyeti üzerine vefatından sonra sandukanın üzerine konan kaftan yer alır.

Türbede, Yavuz Sultan Selim tek başına yatmaktadır.

 

Türbe, ziyarete açıktır. Bugün iyi durumda olup, bakımı ve temizliği yapılmaktadır.


[1] Sultan II. Bayezid ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Sultan II. Bayezid (Velî) ve Türbesi

[2] Kanûnî Sultan Süleyman ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Kanûnî Sultan Süleyman Han ve Türbesi

http://www.turbeler.com Kaynak Göstermeden Lütfen yayınlamayınız.

1.265 views