Türbe Genel
türbeler hakkındaki yazılar, türbe nedir
Oruç Baba Türbesi
6 Ağu
![21814[1]](http://www.turbeler.com/wp-content/uploads/2011/08/218141-195x300.gif)
786 views
EKMEKÇİZÂDE AHMED PAŞA VE TÜRBESİ
21 Tem
Türbe, Vefa, Alemdar Mahallesi, Vefa Lisesi yanı, Molla Hüsrev Camii karşısı 42. ada, 1. parselde yer almaktadır.
Ekmekçizâde Ahmed Paşa, aslen Edirneli’dir. Edirne’nin âyanından (ileri gelenlerinden) zengin bir sipahinin oğludur. 1596 yılında Baş Defterdar oldu. Sultan I. Ahmed[1] zamanında 1607 yılında Rumeli Beylerbeyi oldu. Bir süre Halep Valiliği görevinde de bulunmuştur. Ekmekçizade Ahmed Paşa 1618 yılında vefat etti ve türbesine gömüldü. Cenaze namazını Aziz Mahmud Hüdaî Hazretleri[2] kıldırmıştır. Ölmeden önce servetinin; Ozi Kalesi’nin tamiri ve Kılburun üzerinde bir kalenin yapımı için harcanmasını vasiyet etmiştir. Sağlığında birçok çeşme yaptırmıştır.
Ekmekçizâde Ahmed Paşa, sağlığında medrese, sebil ve türbeden oluşan külliyeyi 1606-1618 yılları arasında (Kitabe olmadığından tam tarih belli değil) muhtemelen Sedefkâr Mehmed Ağa’ya yaptırmıştır. Çünkü medrese ve türbenin mimari özellikleri onun uygulamalarına benzemektedir.
Külliyenin merkezini teşkil eden medrese ile sebil kısmın arasında yer alan türbe, kare planlı olup, kesme taştan inşâ edilmiş, tek kubbeli bir yapıdır. Türbenin içinde, devrinin özelliklerini taşıyan oval ve yarım daire kartuşlar içinde rumî desenli kalem işleri mevcuttur. Türbenin önündeki sebil ise süslemeleri ve bronz şebekesi ile çok güzel sanat eserlerimizdendir. (Sebil çok harap bir vaziyette iken 1997 yılında onarılmıştır.) “Hadîkatü’l Cevâmî”ye göre sebil Hüsrev Kethüda Efendi’nin hayrıdır. Sebili, Hüsrev Kethüda Sebili olarak tanıtan kaynaklar, yapım tarihini 1565 olarak vermektedir. Ancak sebilin mimarisinde, daha önce burada Hüsrev Kethüda tarafından yapılan sebil bulunsa da, onun 17. yy.’da Ekmekçizade Ahmed Paşa’nın türbesinin yapımı sırasında yenilendiğine ilişkin yapısal ve üslûpsal özellikler gözlenmektedir.
Türbede; Ekmekçizâde Ahmed Paşa, eşi Hanım Sultan (Vef:1626), kızı Fatma Hanım Sultan (Vef:1625), akrabası Ahmed Vasıf Efendi (Vef:1894), Vasıf Efendi’nin hanımı, Vasıf Efendi’nin torunu Siyret Bey, Siyret Bey’in hanımı ile Hafız Mehmed Efendi’ye ait toplam sekiz sanduka vardır.
Türbe, ziyarete kapalıdır. Acil olarak onarılması gereken türbelerin başında yer almaktadır. Türbenin, kubbesi, mezarlığı ve kapıları bir kez tamir edilmişse de büyük bir onarıma ihtiyacı vardır. Eskiden mevcut olan türbe bekçi evi yanmıştır. Metruk bir vaziyette olduğundan, bakımlı olabilmesi için onarılarak ziyarete açılması gereklidir.
[1] Sultan I. Ahmed ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Sultan I. Ahmed ve Türbesi
[2] Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için; Bknz. Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri ve Türbesi
5 views
HATİCE TURHAN VALİDE SULTAN VE TÜRBESİ
16 Tem
Türbe, Eminönü, Yenicami Külliyesi’nde, 384. ada, 156.parselde yer almaktadır.
Hatice Turhan Valide Sultan, Sultan İbrahim’in hanımı ve Sultan IV. Mehmed’in anesidir. Rusya’da dünyaya gelmiştir. Daha sonra esir düşerek, Osmanlı Sarayı’na, Kösem Sultan’a[1] yetiştirilmek üzere verildi. Kösem Sultan, son derece güzel olan Hatice Turhan’ı geleneklere göre yetiştirdi. Daha sonra Hatice Turhan, yeni tahta geçen Sultan İbrahim’in hanımı oldu. Hatice Turhan Sultan, 1642 yılında IV. Mehmed’i dünyaya getirdi. Babası Sultan İbrahim’in tahttan indirilmesi üzerine, IV. Mehmed, yedi yaşında tahta geçti. Sultan IV. Mehmed padişah olduğunda, annesi Hatice Turhan Sultan da yirmibir yaşında “Valide Sultan” ünvanını aldı. Sultan IV. Mehmed, henüz çocuk yaşta padişah olduğundan devlet işleri ile ilgilenemedi. Bu sebeple babaannesi Kösem Sultan ile annesi Hatice Turhan Valide Sultan arasında devlet yönetimi için mücadele başladı. Yaklaşık iki yıl süren bu çekişmeden sonra 1651 yılında Kösem Sultan’ın öldürülmesinden sonra devlet yönetimi Hatice Turhan Valide Sultan’ın eline geçti. Valide Sultan, devlet işlerinin daha iyi yürümesi için Köprülü Mehmed Paşa’yı[2] Sadrazamlığa getirdi. Bundan sonra devlet işleri ile uğraşmayıp, kendini ibadete ve hayır işlerine adadı. Hatice Turhan Valide Sultan, 1694 yılında vefat etti ve sağlığında yaptırmış olduğu türbesine defnedildi. Birçok hayır işi yapmıştır. Yarım kalmış olan Yenicami Külliyesi’ni tamamlatmış ve Yeni Cami’nin kitap dolaplarına değerli eserlerden oluşan bir kütüphane vakfetmiştir. Ayrıca, Çanakkale Boğazı’nın iki tarafına düşman geçişini önlemek amacıyla birer kale inşâ ettirmiş ve bununla ilgili Vakıflar kurdurmuştur.
Türbe, Yenicami Külliyesi içinde yer almaktadır. Sultan III. Mehmed’in annesi Safiye Sultan’ın (Vef:1605) inşâsını başlattığı ve onun ölümü ile yarım kalmış Yeni Camii’ni, ellialtı yıl aradan sonra Hatice Turhan Sultan, 1661-1664 tarihleri arasından tamamlatmış ve yanına türbe, darülkurra, mekteb, muvakkithane, hünkar kasrı, sebil, çeşme ve bunlara gelir sağlamak amacıyla Mısır Çarşısı’nı yaptırmıştır. (O zamanlar Yeni Cami’ye “Valide Camii” denilirdi.)
Türbe, 1663 yılında Yeni Cami’nin mimarı Mustafa Ağa tarafından yapılmıştır. Kare planlı olup, yüksek bir kubbe ile örtülmüştür. Klasik devirde inşâ edilmiştir. Sultan I. Ahmed Türbesi’nin[3] mimarisinin tekrarı biçimindedir. Cepheler kesme taştan kaplanmıştır. Cepheleri yukarıdan bir mukarnas firizi sınırlar. Kubbe tuğladan örülü olup, kurşun kaplıdır. Türbe önünde üç gözlü revak vardır. Revakın batı kısmındaki çıkıntılı kısım, Kütüphane olarak düşünülmüş olup, kapısının iç tarafında yer alan kitabesinde, 1724-25 tarihinde Sultan III. Ahmed tarafından yaptırıldığı yazılmaktadır. Türbe, üç sıra halinde toplam kırkyedi pencere ile aydınlatılarak, oldukça ferah bir iç mekân elde edilmiştir. Alt pencereler silmeli, mermer söveler içinde dikdörtgen olup, dışardan demir parmaklıkla çevrilmiştir Üst pencereler sivri kemerlidir. Alçıdan şebekeleri vardır. Fakat bugün devrinden ancak iki alçı şebekesi kalmıştır. Diğerleri, sonradan beyaz camla kaplatılmıştır. Türbenin içinden ölçülü bir süsleme kullanılmıştır. Zemin tuğla döşemelidir. Pencerelerin hemen üstünde bir yazı kuşağı ile nihayetlenen çini kaplama ile üst duvarlar ve kubbede Klasik tarzda malakari süslemeler yer almaktadır. 1959 yılındaki restorasyonda çıkarılan Geç dönem süslemeleri, rumîli kompo-zisyonlar ile Klasik madalyon ve rozet kuşaklarından oluşmaktadır. Kubbe ve duvarların üst kısımları devrinin motifleri taklit edilmek suretiyle yapılan kalem işleri ile süslüdür. İç mekanın dışında, revakta da dönemin en güzel örneklerinden olan İznik çinileri kullanılmıştır. İç mekânda çini kitabe kuşağında “Mülk Sûresi”, revaktaki çini kitabe kuşağında ise “Haşr Sûresi”nin yirmiüç ve yirmidördüncü ayetleri ile “Esma-i Hüsna” yazılıdır. Ayrıca sedef ve bağa işçiliği ile, kündekâri tekniğinde yapılan kapı kanatları ile iç mekanda bazı pencerelerdeki vitraylar, devrinin en güzel örnekleri olup, dikkati çeken diğer süsleme unsurlarıdır. Türbe kapısının sağ kanatının üst tablalarında iki parça halinde “Ya Müfettiha’l-Ebvâb / iftah lena hayra’l-bâb” (Ey kapılar açan Allahım, bize hayırlı kapılar aç) yazısı yer almıştır. Kapısının tam üstünde mermer kitabede dua yazılmıştır. Türbelerdeki sandukalardan bazıları sedef kakmalı ve ahşap parmaklıklar içindedir. Türbenin içinde, batı duvarına asılmış, iki satırlı, Talik hat ile yazılmış kitabe, Sultan IV. Mehmed’in türbeye defnedilmesi dolayısı ile konulmuştur. Kitabede şunlar yazılıdır;
“Mehemmed Han-ı Râbi” ibni İbrahim-i Ferruh-dem
Onunla bulmuştu izz ü şevket taht-ı Osmanî
Hitab’ı “İrciî” ahir erince cânib-i Hak’dan
Müşerref eyledi ruhu revanı bağ-ı rıdvanı
Kemal üzre bulup kadr ü ayarın ehl-i irfanın
Müsahib eylemişdi Fenn-i abd-i senahânı
O yerde yattığınca Hazret-i Hak eyleye dâim
Serir-i ma’deletde Gazi Sultan Mustafa Hânı”
Türbede; Hatice Turhan Valide Sultan’ın yanısıra; oğlu Sultan IV. Mehmed, Sultan II. Mustafa, Sultan III. Ahmed, Sultan I. Mahmud ve Sultan III. Osman olmak üzere beş Osmanlı padişahı ve hanedan mensuplarından oluşan toplam kırkdört kişi medfundur.
Sultan IV. Mehmed (Avcı): Ondokuzuncu Osmanlı padişahı olan Sultan IV. Mehmed; Sultan İbrahim’in, Hatice Turhan Valide Sultan’dan, 2 Ocak 1642 tarihinde, İstanbul’da doğan oğludur. Annesi onu çok iyi yetiştirdi. İyi bir ilim tahsili gördü. Babası Sultan İbrahim’in tahttan indirilmesi üzerine 1648 yılında yedi yaşında padişah oldu. İlk zamanlarda devlet, sarayın nüfuslu şahsiyetleri (Kösem Sultan ve Hatice Turhan Valide Sultan) tarafından yöneltilmekteydi. Bu da askerler arasında huzursuzluğa yol açtı. Yeniçeriler ile Sipahiler çarpıştı ve Yeniçeriler üstünlük sağladı. 1651 yılında Kösem Sultan öldürüldü. Bu olayı takiben, Yeniçeri subaylarının çoğu öldürüldü ve asayiş sağlandı. Pekçok Sadrazam denenmesinden sonra Köprülü Mehmed Paşa Sadrazam oldu. 1659 yılında Rusya’ya karşı büyük bir zafer kazanıldı. 1660 yılında İstanbul’da büyük bir yangın oldu. 1661 yılında Köprülü Mehmed Paşa öldü ve yerine oğlu Fazıl Ahmed Paşa[4] (Vef:1676) Sadrazam oldu. 1683 yılında Viyana ikinci kez kuşatıdı, fakat Kırım Hanı’nın ihaneti sebebiyle alınamadı. Alamandağı Meydan Muharebesi kaybedildi ve Viyana kuşatması kaldırıldı. Ordunun isyan çıkarması sonucunda, 1687 yılında Sultan IV. Mehmed tahttan indirilerek Edirne Sarayı’na gönderildi. Yerine kardeşi II. Süleyman (Babaları bir, anneleri ayrı) tahta geçmiştir. 6 Ocak 1693 tarihinde, Edirne’de vefat eden IV. Mehmed’in cenazesi İstanbul’a getirildi ve annesinin türbesine defnedildi. Dindar bir kişi olan Sultan IV. Mehmed edebiyatla da ilgilenmiştir. Sultan IV. Mehmed’e ava olan merakı yüzünden “Avcı Mehmed” lâkabı takılmıştır.
Sultan II. Mustafa: Yirmiikinci Osmanlı padişahı olan Sultan II Mustafa; Sultan IV. Mehmed’in, Emetullah Rabia Gülnûş Sultan’dan[5] (Vef:1715), 5 Haziran 1664 tarihinde doğan oğludur. “Mustafa Han-ı Sani”, “Gazi Sultan Mustafa Han”, “Sultan Mustafa bin Mehmed Han-ı Rabî” adlarıyla da anılır. İyi bir tahsil görmüşdü. Sultan II. Ahmed’in ölümü üzerine, 1695 yılında padişah olmuştur. Devrinde, Sakız Adası yeniden alındı. 1695 yılında Lugoş Zaferi kazanıldı. Rus Çarı Büyük Petro, Azak’ta hezimete uğratıldı. Fakat bir süre sonra Azak düştü. Almanlara karşı Olaş Zaferi kazanıldı. 1699 yılında Karlofça Anlaşması yapıldı. İstanbul’da isyan oldu. İsyan büyüdü ve Sultan II. Mustafa tahttan 1703 yılında indiridi. Sultan II. Mustafa 1695-1703 tarihleri arasında sekiz sene saltanat sürmüş olan II.Mustafa’nın yerine kardeşi Sultan III. Ahmed geçti. Tahttan indirildikten bir süre sonra 30 Aralık 1703 tarihinde vefat eden Sultan II. Mustafa, Hatice Turhan Valide Sultan Türbesi’ne defnedildi. Tahta çıktıktan üç gün sonra Sadrazama bir Hatt-ı Hümayun göndermiştir. Hatt-ı Hümayunda; “Zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eylemişizdir” yazılıdır. Yine, Vezirlerinin birine yazmış olduğu yazıda; “Bana ağırlık ve hazine lâzım değil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din uğruna harcarım. Sıkıntının çeşidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadıkça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim” demiştir.
Sultan III. Ahmed: Yirmiüçüncü Osmanlı padişahı olan Sultan III. Ahmed; Sultan IV. Mehmed’in, Emetullah Rabia Gülnûş Sultan’dan, 31 Aralık 1673 tarihinde doğan oğludur. Kardeşi Sultan II. Mustafa’nın tahttan indirilmesi üzerine, 1703 yılında, otuz yaşında padişah oldu. Devrinde, Oran şehri İspanyollardan alındı. 1711 senesinde Prut Seferi’ne çıkıldı. Prut ovasında bataklıklarda sıkıştırılan Rus ordusu barış istemek zorunda kaldı. Azak, Ruslardan alındı. 1718 yılında Almanya ve Venedikle, Pasarofça Sulhü imzalandı. “Lâle Devri” denilen meşhur devir bu tarihten sonra başlar. 1727 yılında ilk Türk matbaası açıldı. 28 Eylül 1730 tarihinde Patrona Halil isyanı çıktı. Sultan III. Ahmed, durumun vehametini anladı ve yeğeni Sultan I. Mahmud’u padişahlığa oturttu (1730). Sultan III. Ahmed, 1703-1730 tarihleri arasında yirmiyedi sene saltanat sürdü ve 1 Temmuz 1736 tarihinde, atmışüç yaşında vefat etti. Cenazesi, Hatice Turhan Valide Sultan Türbesi’ne defnedildi. Hattat ve şair olan Sultan III. Ahmed “Necîb” mahlasıyla şiirler yazmıştır.
Sultan I. Mahmud: Yirmidördüncü Osmanlı padişahı olan Sultan I. Mahmud; Sultan II. Mustafa’nın, Saliha Valide Sultan’dan (Vef:1739), 2 Ağustos 1696 tarihinde doğan oğludur. Amcası Sultan III. Ahmed’ten sonra 1730 yılında tahta çıktı. İlk iş olarak Patrona Halil ve maiyetindekileri ortadan kaldırdı. 1737 yılında Almanya ile savaşa başlandı. 1739 yılında Belgrad Antlaşması yapıldı. İran kesin bir yenilgiye uğratıldı. Aynı yıl, İran ile İstanbul Antlaşması yapıldı. Anlaşmadan sonra, İranlılar birçok yerleri geri aldılar. Nihayet savaş, 1746 senesinde sulh yapılarak sonuçlandı. İranlılar aldıkları yerleri geri verdiler. Devrinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun toprakları 15.538.000 km² idi. Sultan I. Mahmud, 13 Aralık 1754 tarihinde, ellisekiz yaşında vefat etti ve Hatice Turhan Valide Sultan Türbesi’ne defnedildi. 1730-1754 yılları arasında yirmidört sene saltanat sürdü. Yerine, kardeşi Sultan III. Osman tahta çıkmıştır. Sultan III. Ahmed’in “Sebkâti” mahlasıyla yazdığı şiirleri vardır. Çok hayırsever bir insandı. 1750 senesindeki zelzelede İstanbul’un büyük camileri hasar görmüştü. Bu camileri derhal tamir ettirmiştir. Aynı sene çıkan yangında dükkân ve evleri yananların zararlarını kendi karşılamış ve ev ile dükkânları yaptırıp sahiplerine teslim etmiştir.
Sultan III. Osman: Yirmibeşinci Osmanlı padişahı olan Sultan III. Osman; Sultan II. Mustafa’nın, Şehsuvar Valide Sultan’dan[6], 2 Ocak 1699 tarihinde, İstanbul’da doğan oğludur. Terbiyesi ile çok dindar olan annesi meşgul oldu. Sultan I. Mahmud’un vefatından sonra, 1754 yılında, ellialtı yaşında tahta çıkmıştır. Zamanında, 1755 yılında Haliç dondu. Aynı sene İstanbul’un yarıdan çoğunun zarar gördüğü bir yangın oldu. Bir süre sonra ikinci bir yangın çıktı ve 4.000′e yakın ev yandı. Sultan I. Mahmud’un yaptırdığı Nuruosmaniye Camii, bu devirde (1755) ibadete açıldı. Sultan III. Osman, 30 Ekim 1757 tarihinde vefat etti ve Hatice Turhan Valide Sultan Türbesi’ne defnedildi. 1754-1757 tarihleri arasında üç sene saltanat sürdü. Yerine, Sultan III. Mustafa[7] padişah olmuştur. Sultan III. Osman, Hazreti Peygamberimizin (S.A.V.) Kadem-i Şeriflerini tersim ederek, yanına bir de tuğra yaptıktan sonra, Eyyûb Sultan Türbesi’ne[8] hediye etmiştir.
Ayrıca türbede;
Sultan II. Ahmed’in kızlarından; Akife Sultan (Vef:1737), Beyhan Sultan (Vef:1720), Rukiye Sultan (Vef:1715), Rukiye Sultan (Vef:1720), Sabiha Sultan (Vef:1727), Rabia Sultan (Vef:1729), Reyhan Sultan (Vef:1720), Rukiye Sultan (Vef:1707), Emine Sultan (Vef:1724), Naile Sultan (Vef:1727), Nazife Sultan (Vef:1721), Hatice Sultan (Vef:1738), Zübeyde Sultan (Vef:1754), Ayşe Sultan {Küçük} (Vef:1775), hanımı Hanife Kadın,
Sultan II. Mustafa’nın hanımı; Saliha Sultan (Vef:1739), kızları; Ayşe Sultan {Büyük} (Vef:1752),
Sultan IV. Mehmed’in kızları; Hatice Sultan (Vef:1743), Fatma Sultan (Vef:1700), Ümmi Sultan (Vef:1720) torunları; Hatice Sultan (Vef:1698) ile Fatma Sultan (Vef:1701) medfundur.
Türbe ziyarete açıktır. 1996 yılında onarılmış ve 1997 yılının Ocak ayında halkımızın ziyaretine açılmıştır. Bugün bakımlı ve iyi durumdadır.
Hatice Turhan Valide Sultan Türbesi boyut açısında, hanedan türbelerinin en büyüğüdür. Daha sonra türbeye, Havatin[9] ve Cedid Havatin[10] Türbeleri eklenmiştir.
Türbenin, güneyde yer alan hazire kısmında, 17.yy.’dan bu yana Hanedan mensupları ve Saray görevlileri defnedilmiştir. Değişik üslûptaki bezemeleri ile mezartaşları açısından bir açık hava müzesi niteliğindeki bu hazireyi sokaktan ayıran duvarda bulunan iki çeşme Ampir üslûba özgü özellikler ile dikkat çeker. Ortada bir hacet penceresi ile belirlenen çeşmelerde zengin taş işçiliği dikkat çeker.
[1] Kösem Sultan ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için; Bknz. Sultan I. Ahmed ve Türbesi
[2] Köprülü Mehmed Paşa ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Köprülü Mehmed Paşa ve Türbesi
[3] Sultan I. Ahmed ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için; Bknz. Sultan I. Ahmed ve Türbesi
[4] Köprülü Fazıl Ahmed Paşa ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Köprülü Mehmed Paşa ve Türbesi
[5] Emetullah Rabia Gülnûş Sultan ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Gülnûş Valide Sultan ve Türbesi
[6] Şehsuvar Valide Sultan ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Nuruosmaniye Türbesi
[7] Sultan III. Mustafa ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Sultan III. Mustafa ve Sultan III. Selim Türbesi
[8] Eyyûb Sultan ve Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için; Bknz. Eyyûb Sultan ve Türbesi
[9] Havatin Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Havatin Türbesi
[10] Cedid Havatin Türbesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için; Bknz. Cedid Havatin Türbesi
45 views
DEFTERDAR MAHMUD ÇELEBİ VE TÜRBESİ
16 Tem
Türbe, Eyüp, Defterdar Caddesi, Mahmud Çelebi Camii avlusu, 52. ada, 38. parselde yer almaktadır.
15 views
ABDÜLVEDÛD (YAVEDÛD) SULTAN VE TÜRBESİ
16 Nis
| ABDÜLVEDÛD (YAVEDÛD) SULTAN
VE TÜRBESİ ![]() türbeler |
Türbe, Eyüp’te, Yavedüt Caddesi üzerinde, 84. ada, 5. parselde yer almaktadır.Abdülvedûd (Yavedûd) Sultan, aslen Buharalı’dır. Velî bir zattır. Müridleri ile birlikte İstanbul’un fethi için gelmiştir. İstanbul’un fethinde büyük kerametler göstermiştir. H.860 (M.1455) yılında vefat etmiştir. Cenazesi, Ayasofya Camii içinde bulunmuştur.
376 views
Türbe Nedir ?
15 Mar
Türbe Vefat edeni ziyaret maksadıyla okumaya, dua etmeye gelenleri yağmurdan, güneşten korumak için kabirlerin üzerine kurulan çadır vs. Türbe, etrafı çevrilmiş yahut üstü örtülmüş mezar yerine de kullanılmıştır. More >
403 views
Mûsa Muslihuddin’e, Merkez Efendi Denilmesi
13 Şub
Sümbül Efendi, bir gün, talebeleri arasında bir imtihan yapmak istemiş. İçlerinden birini çağırarak ona şöyle bir sual sormuş;
<< Cenâb-ı Hak şu anda Rububiyetini (Allahlığını) sana bıraksa bu kâinatı nasıl idare edersin?>>
More >
173 views



